2 Mart 2012 Cuma

Para Nerde?

+ Araba nerde?

- Müşteride.

+ Para nerde?

- Yarın getirecekler.



Eminim çoğunuz hatırlamışsınızdır bu replikleri. Ortada müşteriye verilen bir çalıntı araba, ancak akıbeti belli olmayan bir para vardı. Ancak bu sefer konu araba değil. Zaten filmdeki araba da “Doğan” değil, geçelim.

“ Para nerde” sorusuna cevap arıyoruz bu sefer. Suçlamıyoruz, kelle istemiyoruz, anlayıp dinlemeden “kupamızı verin” demiyoruz ve kimseyi cezaevlerine layık görmüyoruz.

Sadece soruyoruz, çünkü açıklığa kavuşması gereken durumlar var.  Ortada bir şampiyonluk, onca emek, bir tarafta üzüntü, diğer tarafta sevinçle dökülmüş gözyaşları var. Aynı tarihlerde kasadan çıkan ve nereye gittiği belirsiz, makbuzu bulunamayan 1 milyon dolar var.

Ve verilmesi gereken bir hesaba, adlî makamlar tarafından yürütülen bir soruşturmaya rağmen hesap sormayan bir federasyon. “Suçlamıyoruz” dedik, ancak hesap soruyoruz. “Kupamızı verin” demedik ancak en azından göstermelik de olsa bir soruşturma bekliyoruz. Ve açık veren hesaplara, kayıp makbuzlara, ayyuka çıkan teşvik iddialarına karşın kılını bile kıpırdatmayan federasyon yöneticileri görüyoruz.



Adaletin Bekçileri’ne gelecek olursak;

Sürecin ilk haftasından itibaren “karar” diye tutturdunuz, “adalet” bahanesiyle sürekli Fenerbahçe’ye saldırıp durdunuz, sürekli “lekesiz” geçmişinizden dem vurdunuz. O saldırdığınız Fenerbahçe’nin cezaevinde 8 aydır linç edilen başkanı, çatır çatır hesap veriyor. Bu da, verilemeyecek hesabımızın olmadığını gösteriyor. “1 milyon dolar Song’a gitti” diyorsunuz güzel de; Song’un menajeriyle yapılan yazışmada ödenmesi gereken tutarın 113.262 euro olduğu yazıyor. Millet yarın öbür gün lazım olur diye su faturalarını dahi saklarken siz 1 milyon dolarlık makbuzu kaybettiğinizi söyleyedurun; Aziz Yıldırım mahkemede resmî belgelerle konuşuyor. Kulüpten çıkan paraları gazete kupürleriyle değil, sözleşmelerle açıklıyor.

8 aydır çekmediğimiz kalmadı, ama hiç başımızı eğmedik, halen dimdik ayaktayız. Çağlayan’daki savunmalar da gösterdi ki haklıyız, kazanacağız. Üzerimize atılmak istenen çamura rağmen somut ifadeler, net savunmalarla aklanacağız. Rüzgârın şiddeti arttı, ama yönü de değişti. Aklandıktan sonra da bu sürece dahil olan herkesten tek tek hesap soracağız. Yeter ki federasyon artık seyirci kalmasın, 2006 da adam gibi araştırılsın.

Dikkat edin adaletin bekçileri;

Böyle giderse 17’ye düşürülmek istenen şampiyonluk sayımızı 19’a çıkaracağız.


Onur İNAL
#sanasozyinebaharlargelecek

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder