31 Ağustos 2012 Cuma

Ayaklar Altında Değil, Omuzlar Üzerinde

"Parasını alamadığı için sorun çıkardı."

"Hocasına maçtan önce "hazır değilim" dediği halde basının karşısında "hazırdım, şans verilseydi oynardım" dedi."

"Oynamayacağını nedenleriyle birlikte bildiği halde bilmiyormuş gibi davrandı."

"Zico'yu başkan'a şikayet etti."

"Disiplinsiz."

"Takımın hücumda ağır kalmasına neden oluyor, mücadele gücünü düşürüyor."

"Takım içinde sorun yaratıyor, takım arkadaşları da bundan rahatsız."

"Kendisini Fenerbahçe'nin üzerinde görüyor."

Yazılı ve görsel basını takip etmeyen herhangi birine yukarıdaki satırların Alex De Souza hakkında yazıldığını-söylendiğini anlatsak ağzıyla gülmez. Öncelikle onu bir belirtelim. Başka bir yeriyle de gülmez, zîra gülünecek değil, yakası açılmadık küfürler ettirecek türden ithamlarda bulunuldu son 1 hafta içerisinde Kaptan'a.

Fenerbahçe'nin futbolcudan öte bir değeri yerden yere vuruldu, orantısız güce maruz kaldı, linç edildi.



Ve tüm bunların üzerine Fenerbahçe Spor Kulübü resmî internet sitesinden "Son günlerde takım Kaptanımız Alex De Souza hakkında medyada çıkan hiçbir haber gerçeği yansıtmamaktadır. Oyuncumuza bu derece çirkin ve ağır ithamlarda bulunan medya organlarını şiddetle kınıyor, haklarında hukuksal yollara başvuracağımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz." şeklinde bir açıklama gelmesini bekledik haliyle.

Öyle ya, Aziz Yıldırım hakkında çıkan en ufak olumsuz haberlerin kınandığı, uyduruk transfer haberlerinin yalanlandığı, düğün dernek duyurularının dahi yapıldığı resmî sitede, en azından Kaptan'ı koruyacak bir metin yayınlanırdı herhalde.

Yayınlanmadı.

Bildiğiniz yayınlanmadı. Kaptan en ufak şekilde korunmadı. Bayağı bayağı linç edilmesi izlendi. İzlenmekle kalınsa yine iyi, bizzat Aziz Yıldırım tarafından Beyaz Tv'de Sinan Engin, Akşam Gazetesi'nde Alaattin Metin eliyle linç ettirildi.



Ki Mabed'in "Semih Şentürk" sesleriyle inlediği günlerde hoca'sını korumak aklına dahi gelmeyen, ve bu günlerde yaşadığından dahi şüphe duyduğumuz Aziz Yıldırım'ın Gaziantepspor maçı esnasındaki anons komedisi ve maç sonrası yayıncı kuruluşa verdiği rezil demecin ayrıntılarına girmiyorum bile.

Peki neden?

Fenerbahçe'yi 8 yıldır sırtında taşıyan Alex, ne oldu da böyle ayaklar altına atılmak istendi? Alex, bu iğrenç yaftaları, bu aşağılıkça muameleyi hak edecek ne yaptı?

Mevzuyu hepiniz biliyorsunuz, bir tweet attı. Aykut Kocaman'ı kıskançlıkla suçladı.

Mesele kıskançlıktır, ottur, çöptür, neyse ne.

Ancak Alex; Fenerbahçe'ye teknik direktör olduğu ilk dönemden itibaren verdiği katkıyı dikkate almaksızın "son 5 yılda 1 şampiyonluk" şeklindeki içi boş slogana sığınarak kendisini kesmek isteyen, yokluğunda bir halt edemeyeceğini anladıkça kendisini kullanan ancak arada nadiren de olsa bulduğu fırsatları es geçmeyen, ve bu sezon arkasındaki derme çatma orta sahayı güçlendireceği yerde faturayı kendisine keserek "yaşlanmış, bitmiş" muamelesi yapan Aykut Kocaman'a karşı sadece bir tweet attı.

Adamın yakasına yapışıp "yeter ulan üstüme oynadığın, benimle ne derdin varsa açıkça konuş" demedi, soyunma odasına kilitleyip dövmeye kalkmadı.

Bir tweet attı, ve 2 senedir ayağı kaydırılmak istenmesi görmezden gelinerek, son 1 haftada olup bitenler nedeniyle tüm ihale 10'a bırakıldı.

Sezon sonu sözleşmesi bittiğinde yenilenmesi düşünülmeyen, ancak Alex'in başka forma ile de olsa futbola en az 1 sene daha devam edeceğini bilen Aziz Yıldırım, tepkileri azaltmak adına Alex'in taraftarlara "sinsi" gösterilmesine seyirci kaldı, hatta yer yer bizzat destek oldu.

Daha açık konuşalım, Alex'i futbolu bırakmadan göndermeye Aziz Yıldırım'ın maçası sıkmadı. Taraftara kötü gösterdi, üstüne bir de olan olduktan sonra yaptığı göstermelik görüşmeyle "sorun çözen başkan" imajını tazeledi.



Tüm bunların ötesinde "Alex De Souza" dendiği vakit algılarım kapanır benim. Doğrudur, yanlıştır beni bağlar; "Alex'le 1 sene daha sözleşme yenilensin, gerekiyorsa Aziz Yıldırım yanına Aykut Kocaman'ı da alıp gitsin" zihniyetindeyim.

Ancak şu an, Alex dese ki "bıktım ayak oyunlarınızdan, memlekete dönüyorum", gram üzülmem. Bilâkis sevinirim;

Aykut Kocaman artık boyunu aşan hırsına, çocukça inatlarına kurban edemeyeceği için.

Aziz Yıldırım medyadaki tetikçileriyle, aşağılıkça gösterilerle imajını zedeleyemeyeceği için.

Ve tüm bu iğrençliği görmezden gelip Alex'i günah keçisi ilân eden, küfretmekten, "fitne-fesat" tarzı yakıştırmalar yapmaktan, "takımı karıştırıyor" demekten zerre utanmayan "taraftar" kesimi Alex'i daha fazla hak etmediği için.

Ne derler bizim buralarda, "deveye diken.."


https://twitter.com/pikuee


1 yorum: