1 Şubat 2012 Çarşamba

Ya Sonra?

İstifa; aslında belki de en doğru kararındı bu güne kadarki, Mehmet Ali Bey. Fenerbahçe açısından değil, kendi açından. Ve bu karar sana bir fayda sağlayabilirdi, bu kadar geç kalmasaydın eğer.

2011-2012 sezonu için "şike" iddiaları zirvede, malum. Ve söz konusu sezon bitti 22 Mayıs'ta. Soruşturma açılmadı. Haziran geldi, düğmeye basılmadı. Genel seçimleri geçtik, hiçbir yerden ses çıkmadı. Mevcut federasyon başkanı Mahmut Özgener'in görev süresi doldu, bir anda gökten indirdiler seni tabir yerindeyse. 29 Haziran'da koltuğa oturttular, sadece 4 gün sonra da bombayı kucağına bıraktılar.



Hiç sormadın mı peki kimseye; "Kardeşim, beni mi beklediniz" diye? Mantıklı mı buldun ligin bitiminden 42 gün sonra açılan soruşturmayı? Seni başkanlığa önerenlerin Sadri Şener, Adnan Öztürk ve Yıldırım Demirören olması; ve Şener'in daha seçildiğin gün arıza çıkarması seni hiç mi kıllandırmadı?

3 Temmuz 2011 sabahına "tertemiz" giren sen; hiç mi düşünmedin bu süreçte en çok kirlenen, yıpranan olabileceğini? İşleyişine hakim olmadığın bir sürecin çözümünün sana ihale edilmesi, seni hiç mi şüphelendirmedi? En çok da, böyle bir süreçte tarafsız dahi olsan kimseyi ikna edemeyeceğin, kaosu arttırabileceğin hiç mi aklına gelmedi?

Velhasıl kelam, hatanın büyüğü sende Mehmet Ali Bey; 3 Temmuz günü, öğleden sonra verecektin sen o istifayı. Gerçi senin için halen "Fenerbahçe'yi düşüremediği için istifa etti" diyenler, zaten sürece dair verdiğin tek kararın aleyhimizde olduğunu ısrarlar görmeyenler var; sanki kendileri o kurumun başında olsa apar topar düşürmeye maçası sıkacakmış gibi.



Ve 7 ay boyunca verdiğin o "tek karar" var aklımızda. Düşme kararı vermediğin ve UEFA'nın CAS savunmasında belirttiği gibi "Yeterli delil yoksa gönderebilirsiniz" dediği halde Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Ligi'nden men etmen; aynı süreci yaşayan Beşiktaş'a devam kararı vermen ve Trabzonspor'a "buyur, geç" demen unutulmayacak asla.

Unutulmayacak 24 Ağustos gecesi bize yaşattıkların. Unutulmayacak birer birer ortaya çıkması o geceye dair söylenen yalanların. Unutulmayacak o geceden sonra gidişleri Lugano'nun, Santos'un, Niang'ın. Biz, o kadroyla ve muhtemel ekleneceklerle gidemedik ya Şampiyonlar Ligi'ne; eksik kalsın Fenerbahçe için bugüne kadar tüm yaptıkların.

Ve kimliğin, markan, imajın.. Emin ol ki en çok zarar görmüş olan sen olacaksın bu sürecin sonunda. Fenerbahçe kenetlenir, en kötü ihtimalle düşer; yine onuruyla döner gelir. Peki sen sporun hangi branşına el atabileceksin artık? Ya da bir zamanlar "geleceğin başkanı" olduğun Fenerbahçe'nin kapısından girebilecek misin gelecekteki hayatında?

Belki şimdi rahatladın, üzerindeki yükü attın.

Ya sonra?..


Onur İNAL
#sanasozyinebaharlargelecek

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder